Yazı Detayı
15 Ekim 2019 - Salı 10:52
 
:Organizasyonel Negatif Öğrenme
Ömer ÖTÜGENLİ
 
 

Bir kafese beş maymun koyarlar. Ortaya bir merdiven ve tepesine de iple bağlı bir salkım muz asarlar. Her bir maymun merdivene çıkıp muza ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar…

         Her maymun aynı denemeye giriştiğinde buz gibi soğuk su ile ıslatılır. Bütün maymunlar bu denemeler sonunda ıslanmayı tecrübe etmiş olurlar. Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından engellenmeye başlanır.
Suyu kapatıp maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun konur. Yeni maymunun ilk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merivene tırmanmak olur. Fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler.

         Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha kafesten alınır ve yerine yeni bir maymun konur. Ve merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer. Bu ikinci yeni maymunu en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur.

         Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. Üçüncü yeni gelen maymunda ilk atağında cezalandırılır. İlk gelen iki maymunun yeni geleni niye dövdükleri konusunda bir fikirleri yoktur ama dövmektedirler.

         Son olarak da kafesteki ıslanan son maymun olan dördüncü ve beşinci de değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu halde artık hiçbir maymun merdivene yaklaşıp muzları almak için hamle yapamamaktadır.

        
         NEDEN mi?

         Çünkü, burada işler böyle gelmiş ve böyle gitmelidir...

         Çünkü buna organizasyonel negatif öğrenme denir…

         İnsanoğlu için de tüm bunlar aynen geçerlidir.

         İnsan hayatı bazen kıssadan hisselerle tarif edilebilecek kadar sıradanlaşır. İlimizde değişim için ne kadar mücadele edersen et karşılaştığın tek muamele ıslak maymunlar yerine kafese konulan kuru maymunların karşılaştığı ile aynı olur...

        Daha önce bir şeylerin iyi gitmediğini iddia ederek değiştirmeye çalışan ve buna kalkıştıkları için her türlü ötekileştirilmeye, dışlanmaya, yok sayılmaya, kimliksizleştirilmeye maruz kalanlar, zamanla topluma katılan ve durumun iyi gitmediğini görerek bir şeyler yapmaya çalışanlara karşı kendisine yapanlarla birlikte daha fazla mücadele ederek durumun ve statükonun devamı için mücadele ederler.

       ADANA bunun en güzel örneklerinin sergilendiği yerlerden birisi,negatif öğrenme konusunda hiç bir vatandaşımız geri kalmıyor. Uzun süreli eğitime gerekte yok, zaten durumdan vazife çıkarıp hemen kolayca adapte olabiliyorlar. İşin ilginci ise bizim gibi hala bir şeyleri değiştirmek için suya maruz kalan maymun misali her türlü psikolojik baskıya inat değişim ve yenilenme için mücadele etmemiz...

         Nasıl olur?

         Ne olur? bilmem..

         Ama ben bu şehre dair umutları olan, bu şehri ve insanlarını seven insanların geleceğe dair umutlarının kırılmasından-kırılmaya çalışılmasından yoruldum... Yav Allah rızası için belki alışkanlıklarınızdan kurtulsanız, eskinin devamlılığı için kendinizi paraladığınız kadar yeniliğe ve değişime kucak açsanız, Belki bu şehri daha güzel idare edeceksiniz.

         Biz yaklaşık 4-5 yıldır, düşünen-üreten-kendisini ifade edebilen insanların bir araya gelerek bu şehre dair ORTAK AKILLA güzel şeyler yapabileceğini haykırdık, bunun için hertürlü gayreti gösterdik, gördük ki, Güç ve statüko düşünme ve düşünülenin hayata geçirmenin önündeki en büyük engel...

         Biz ortak akıl dediğimizde; aklın ortaklığı mı? olur diyenler,

         Şimdi sadece kendisi gibi düşünen tek aklı ORTAK AKIL diye yutturmaya çalışıyorlar..

         Kısaca ADANA, Güç, Hırs, Kuvvet ve Kudrete teslim olmuş bir toplum,

         Değişimi yakalayamaz,

         Gelişemez,

         Düşünemez,

         Karar veremez,

         İrade gösteremez...

         Önüne konulana  teslim olup, dikte edilene eğilir...

         İrade beyan edebilen, iskelet sahibi omurgalı insanlara selam olsun..

         Mücadeleye devam...

 
Etiketler: :Organizasyonel, Negatif, Öğrenme,
Yorumlar
Haber Yazılımı Adana Temizlik Şirketleri